top of page
jens-freudenau-xKubOOAOFCc-unsplash.jpg

Avrupa’da Sürdürülebilir Destinasyonlar

Çevresel sorumluluk, kültürel koruma ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle öne çıkan Avrupa destinasyonlarını keşfedin.

Bordeaux, Fransa

Bordeaux, sadece dünyaca ünlü bağları ve zarif mimarisi ile değil, aynı zamanda sürdürülebilir turizm ve sorumlu seyahat anlayışıyla da öne çıkan bir Avrupa destinasyonudur. Şehir, turizm ve etkinlik sektöründeki tüm paydaşlarıyla birlikte çevresel duyarlılığı merkezine alan bir yaklaşımı benimsemiştir ve gelecek nesillerin de bu eşsiz deneyimi paylaşabilmesi için çalışmaktadır. Bordeaux’da konaklama, ulaşım, yeme–içme ve etkinlik planlaması gibi tüm turizm süreçlerinde eko-sertifikalı iş ortakları ile iş birliği yapılır. Bu sayede ziyaretçiler, çevre dostu uygulamalar sergileyen otelleri, organik ve yerel üretim odaklı restoranları ve doğaya duyarlı tur operatörlerini kolayca seçebilirler.

Fotoğraf: Árpád Czapp

Bordeaux, Fransa

Bağlarıyla ünlü Bordeaux’nun çevresinde, sürdürülebilir tarım ve sorumlu bağcılık anlayışı hızla yaygınlaşmıştır. Birçok şato, çevre dostu bağcılık sertifikalarıyla üretim yaparken, ziyaretçilere yenilenebilir enerji ve doğal kaynak yönetimi gibi pratikleri görmek ve öğrenmek için fırsatlar sunar.

Şehir aynı zamanda Global Destination Sustainability Index (GDS-Index) gibi uluslararası sürdürülebilirlik değerlendirmelerinde üst sıralarda yer almıştır. Bu başarı, Bordeaux’nun sadece çevreye duyarlı bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda etkinlik ve kongreler için de sürdürülebilirlik standartlarını benimseyen bir merkez olduğunu gösterir. Bordeaux’un sunduğu deneyimlerin geniş yelpazesi içinde bisikletle şehir keşfi, organik pazarlarda alışveriş, yerel üreticilerle tanışma ve çevre dostu etkinliklere katılma gibi aktiviteler de bulunur. Böylece ziyaretçiler, şehirde geçirdikleri süre boyunca hem kültürel hem de çevresel olarak zengin bir deneyim yaşar.

Bilgiler Bordeaux Tourism resmi sürdürülebilirlik sayfasına dayanmaktadır.

Kars, Türkiye

Fotoğraf: Zeki Okur

Doğu Anadolu’nun karakteristik coğrafyasında yer alan Kars, sürdürülebilir turizmin Türkiye’deki en özgün örneklerinden birini sunuyor. Bölge, turizmi yalnızca ziyaretçi çekme aracı olarak değil; yerel kültürü, üretimi ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir kalkınma modeli olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın merkezinde ise Boğatepe Köyü ve Kars’ın köklü peynir geleneği bulunuyor.

Kars Peynir

Yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle üretilen Kars peynirleri, bölgenin hem ekonomik hem de kültürel kimliğinin önemli bir parçası. Bu mirası görünür kılmak amacıyla kurulan Kars Peynir Müzesi, üretim süreçlerini, kullanılan teknikleri ve bölgeye özgü peynir çeşitlerini ziyaretçilere aktaran yaşayan bir kültür alanı niteliğinde. Müze, yerel üretimin yalnızca sergilendiği değil, deneyimlendiği bir alan sunarak sürdürülebilir turizmin temel ilkelerinden biri olan “yerel değerin korunarak paylaşılması” anlayışını güçlendiriyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici hikâyelerinden biri ise Zumra Nomur’un öncülüğünde gelişen süreçtir. Kars’ın Boğatepe Köyü’ne gelin olarak gelen Nomur, bölgenin peynir kültürünü uluslararası ölçekte tanıtma vizyonu geliştirdi. Bu hedef doğrultusunda köy halkıyla birlikte Fransızca öğrenerek uluslararası gastronomi dünyasıyla doğrudan iletişim kurabilecek bir kapasite oluşturdu. Peynir üreticilerinin ve köy halkının yabancı dil öğrenmesi, sürdürülebilir turizmin “topluluk güçlendirme” boyutuna somut bir örnek teşkil etti. Bu süreç, Boğatepe’yi sıradan bir üretim köyü olmaktan çıkararak uluslararası gastronomi çevrelerinin dikkatini çeken bir merkez hâline getirdi. Yerel üreticiler, ürünlerini doğrudan anlatabilecek ve pazarlayabilecek bilgi ve özgüvene kavuştu. Böylece turizm, dışarıdan gelen sermayeye bağımlı bir model yerine, yerel halkın bilgi ve emeğiyle şekillenen bir kalkınma aracı hâline dönüştü. Kars’ta sürdürülebilir turizm; doğanın korunması, geleneksel üretim yöntemlerinin yaşatılması ve topluluğun sürece aktif katılımıyla anlam kazanıyor. Ziyaretçiler yalnızca tarihi yapıları ve doğal manzaraları görmekle kalmıyor; aynı zamanda üreticilerle temas kurarak bölgenin kültürel derinliğini deneyimliyor. Bu karşılıklı etkileşim, turizmi geçici bir tüketim faaliyeti olmaktan çıkarıp kalıcı bir değer üretim sürecine dönüştürüyor. Bugün Kars, sürdürülebilir turizmin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir dönüşüm modeli olduğunu gösteren güçlü bir örnek sunuyor. Boğatepe’de başlayan bu hikâye, yerel bir köyün dünya ligine taşınmasının; bilgi, dayanışma ve kültürel özgüvenle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.

Ljubljana, Slovenya

Fotoğraf: Bram van Geerenstein

Ljubljana, yalnızca Slovenya’nın başkenti olmakla kalmaz; aynı zamanda sürdürülebilir turizm konusunda Avrupa’nın en ileri gelen şehirlerinden biri olarak öne çıkar. Şehir, turizmi çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak ele alarak, ziyaretçilere sadece keyifli bir seyahat deneyimi değil aynı zamanda sorumlu ve bilinçli bir ziyaret sunar. Ljubljana’nın sürdürülebilir yaklaşımı, yerel halkın yaşam kalitesini korumayı ve çevresel etkileri minimuma indirmeyi hedeflerken, gelen turistlerin de bu değerlerle uyumlu bir biçimde şehri keşfetmesini sağlar.

Ljubljana

Ljubljana, yeşil stratejisinin merkezine insanı ve çevreyi koyar. Şehir planlamasında araç trafiğini sınırlandırmak, bisiklet altyapısını güçlendirmek ve toplu taşıma sistemini erişilebilir hâle getirmek öncelikli adımlardır. Bu sayede ziyaretçiler şehri yürüyerek, bisikletle veya düşük emisyonlu toplu taşıma araçlarıyla keşfedebilir; modern şehir yaşamı ile doğa dostu uygulamaların nasıl uyumlu bir şekilde var olabileceğine ilk elden tanık olabilir. Ljubljana’nın sürdürülebilirlik vizyonu yalnızca ulaşım politikalarıyla sınırlı kalmaz. Şehir, atık azaltma, enerji verimliliği ve su kaynakları yönetimi gibi kriterlerde de örnek uygulamalar geliştirir. Yerel işletmeler, restoranlar ve konaklama tesisleriyle birlikte yürütülen projelerde, çevre dostu çözümler benimsenir ve bu değerler turizmin her aşamasına entegre edilir. Aynı zamanda Ljubljana, kültürel mirasını ve toplumsal dokusunu korumaya da büyük önem verir. Yerel festivaller, sanat etkinlikleri ve gastronomi deneyimleri, şehrin tarihini ve kültürünü ziyaretçilere aktarmayı amaçlarken, aynı zamanda yerel üreticiler ve topluluklarla sürdürülebilir ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlar. Böylece turizm, Ljubljana’da sadece bir ziyaret şekli değil, yerel değerlerin paylaşıldığı ve desteklendiği bir toplumsal süreç hâline gelir.

Kopenhag, Danimarka

Kopenhag, sürdürülebilir turizmi sadece çevre dostu uygulamalarla sınırlı bırakmayıp ziyaretçileri de bu sürecin aktif bir parçası hâline getiren öncü bir destinasyondur. Danimarka başkenti, turizmin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerini dengelemek amacıyla kapsamlı ve yaratıcı stratejiler geliştirmiş; bu sayede hem yerel yaşam kalitesini hem de ziyaretçi deneyimini güçlendirmiştir. Avrupa Birliği’nin “Sustainable EU Tourism” projesi tarafından en iyi uygulama örneklerinden biri olarak gösterilen Kopenhag, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini sistematik adımlarla hayata geçiriyor.

Fotoğraf: Daria Strategy

Kopenhag

Kopenhag’ın yaklaşımında ziyaretçiler de sürdürülebilir seçimler yapmaya teşvik edilir. Bu kapsamda geliştirilen CopenPay gibi yenilikçi programlar, çevre dostu davranışları ödüllendirerek turizmin etkisini pozitif bir hale dönüştürür. Örneğin bisikletle dolaşmak, toplu taşımayı tercih etmek, yeşil alan temizliğine katılmak gibi eylemlere verilen ödüller; ücretsiz bisiklet kiralama, kültürel etkinlik girişleri veya yerel deneyim fırsatları gibi avantajlarla ziyaretçilere geri döner. Bu tür pratik çözümler, sürdürülebilir davranışları hem kolaylaştırır hem de turizmin günlük deneyime entegre olmasını sağlar. Kopenhag ayrıca uluslararası düzeyde de sürdürülebilir turizm liderliğiyle tanınmıştır. 2025 yılında EarthCheck Sustainable Destination Certification adlı bağımsız sürdürülebilirlik sertifikasını alarak, çevresel ve sosyal performansını uluslararası standartlarla belgelemiştir. Bu sertifika, şehrin yenilenebilir enerji kullanımı, altyapı planlaması, düşük karbonlu ulaşım ve yerel paydaş katılımı gibi alanlardaki çalışmalarının bilimsel ve ölçülebilir sonuçlara sahip olduğunu gösterir. Ayrıca Kopenhag, Global Destination Sustainability Index gibi değerlendirmelerde üst sıralarda yer alarak sürdürülebilir destinasyonlar arasında dünya çapında tanınan bir konum kazanmıştır. Kopenhag’ın sürdürülebilir turizm vizyonu sadece bugünü değil, geleceği hedefler. 2024–2030 turizm stratejisi, turizmin çevresel etkilerini dengelemek, yeni deneyimler yaratmak ve yerel toplulukların refahına katkı sağlamak üzere hazırlanmıştır. Bu strateji, kısa vadede uygulanacak sürdürülebilir pratikleri ve uzun vadede ölçeklendirilecek politikaları içerir; böylece ziyaretçiler ile yerel halk arasında daha derin, olumlu ve sürdürülebilir bir etkileşim sağlanır. Kopenhag, bisiklet dostu planlaması, etkin sürdürülebilirlik kampanyaları ve yerel yönetim ile sektör paydaşlarının güçlü iş birliği sayesinde, turizmi hem toplum için hem de çevre için bir fırsat alanına dönüştüren şehirlerin başında gelir. Bu bütüncül yaklaşım, Kopenhag’ı yalnızca Danimarka’nın değil, Avrupa’nın en sürdürülebilir turizm destinasyonlarından biri hâline getirir.

Bilgiler Sustainable EU Tourism projesi ve EarthCheck Sustainable Destination sertifikasyonuna dayalı olarak oluşturulmuştur.

Zürih, İsviçre

Fotoğraf: Ilia Bronskiy 

Zürih, sürdürülebilir turizmi günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getiren öncü şehirlerden biridir. Turizm organizasyonunun temel hedefi, çevresel etkileri azaltırken ziyaretçilere yüksek yaşam kalitesi ve sorumlu seyahat deneyimi sunmaktır. Zürih Turizm’in 2022–2026 Sürdürülebilirlik Stratejisi kapsamında hem yerel halkın hem ziyaretçilerin sürdürülebilir kalkınma prensiplerini deneyimlemesi sağlanır; bu çaba, şehrin vizyonunun merkezinde yer alır

Zürih

Zürih, EarthCheck gibi uluslararası sürdürülebilir destinasyon sertifikasyonlarını elde ederek bu alandaki kararlılığını belgelemiştir. Bu tür sertifikalar yalnızca çevre dostu uygulamaların varlığını göstermekle kalmaz, aynı zamanda şehrin su kaynakları yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, atık azaltma ve yeşil ulaşım gibi çok sayıda kriterde dünya standartlarını yakaladığını ortaya koyar. Şehir içi ulaşım, Zürih’in sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasıdır. Ziyaretçiler, kapsamlı toplu taşıma ağı ile yürüyerek veya bisikletle şehri keşfetme imkânına sahiptir; bu da karbondioksit salımını minimuma indirirken turistlerin şehrin doğasını ve mimarisini daha yoğun şekilde deneyimlemesini sağlar. Zürih Turizm, sürdürülebilir uygulamaları yalnızca çevresel boyutla sınırlı tutmaz; aynı zamanda sosyal kapsayıcılık ve iş birliği odaklı projeleri destekler. Turizm ofisi, oteller, restoranlar ve etkinlik mekanlarıyla iş birliği yaparak sürdürülebilirlik standartlarının yaygınlaşmasına katkı sağlar; bu çerçevede eğitimler, raporlar ve ilham verici etkinlikler düzenlenir. Zürih, yüksek yaşam kalitesini korumayı amaçlayan bütünlüklü bir strateji ile turizmden doğan olumsuz etkileri azaltırken pozitif etkileri artırmayı hedefler. Bu yaklaşım, yalnızca çevre koruma odaklı değil, aynı zamanda ziyaretçilere sorumlu bir seyahat deneyimi yaşatmayı amaçlayan kapsamlı bir sürdürülebilirlik modelidir.

Resmî Zürih Turizm sürdürülebilirlik sayfası ve uluslararası sertifikasyon bilgileri temel alınmıştır.

bottom of page